Sürekli girdiğimiz bir döngü vardır, izleri geçmişten kalan.. Geriye baktığımızda hep mutlu olduğumuzu bize hatırlatan. Bugünden, yarından kaçtıkça sığındığımız.. Vazgeçmeye kıyamadığımız, anılaştırmak yerine sürekli yaşamaya devam etmek istediğimiz… İşte bu döngülerden biri daha sona eriyor, diğer yüzlercesi gibi.. Bu cumartesi günü Isparta’da son kez yaşanacak çok şey var.. Sonrası standart. Merzifon’un, Ankara’nın olduğu gibi.. Hep aklında, hep uzağında..

Derler ki; Ankara’yı ya çok seversin, ya ondan nefret edersin..

Sevince bir kez vazgeçemezsin ondan. Diğer şehirler gibi değildir Ankara. Ortası yoktur onun. Ruhsuz dedikleri şey, en derin ruhtur aslında. Sokakları, kalabalığı, bıkmışlığı, grisi, binaları, meclisi.. ezberindeki en sevdiğin şiirin mısralarıdır aslında.

Hepimizin ilk aşkı, en derin yarası hem de en büyük sevinci, mutluluğudur Ankara.

Bulmak, yaşamak, yitirmek ve onu bir ömür sabırla beklemektir Ankara.

Tüm yitirdiklerini bulacağını sandığın yerdir. Hayallerinin, beklentilerinin, gelecekteki sen’in merkezidir o.

Kızılay’dır, Tunalı’dır, Güniz Sokak’tır, Atatürk Orman Çiftliği’dir, Aşti’dir, Esenboğa’dır, Odtü’dür..

Geçerken, durup bir sigara bir bardak da çay içip tatlı sohbetine doyamadığın çeyrek asırlık dostundur o.

Ruhundan bıraktığın parçalarını toplamak için, sessizce etrafı izlemendir Ankara..

Hazır reklamlara girişmişken, paylaşmadan edemeyeceğim reklamlardan biri de Mercedes-Benz SLS AMG’nin tünel reklamı.
Bir çok kişi gibi benim de çocukluğumdan beri sahip olduğum Mercedes-Benz hastalığı mı, yoksa “len bunlar mühendisse biz neyiz” düşüncesi mi bilemedim ama, reklam beni hep alır buralardan. Blows your mind up mıdır nedir, o şekilde. Hele sloganı..
Apayrı..

Bir Kokpit. Bir Bir motor. İki kanat.
Hala bir otomobil mi?

 

Kaç zamandır mırıldanıp duruyordum. Sonunda dinleyebildim.
Hatırlar mısınız, çocukluğunuzda çalan bu reklam şarkısını?

Girişimciliğin bugünkü boyutlarının farkında olduğunuzu düşünerek o kısımları atlıyorum. Bir çok kişi tarafından; üç beş kuruş kazanayım diye kendini parçalayıp duran, doymak bilmez egoları olan kişiler gözüyle bakılıyor olsak da çevremizde, işin aslında o kadar basit olmadığını herkese seve seve öyle bir anlatırım ki, karşımda ağlarsınız. Bir çoğumuz bu dünyaya hayal kurarak girdik farkında olmadan, daha egonun ne olduğunu bilmezken. 1999′da ilk internet sitemi yaptığımda işlerin bu kadar büyüyüp hepimizin   Read More ...

En son dinlediğim, baştan sona ezbere aldığım 2005′teki “Bahane” albümüydü Sezen Aksu’nun. Neden bilmiyorum ama bir türlü ısınamadım sonraki albümlerine. Israrla dinlemedim de.

Genelde de eski şarkılarını çalardım. Bugüne kadar. Tesadüfen okuduğum iki mısra değiştirdi bunu.

Allahım bu nasıl bir cümledir. Neyin kafasında yazılmıştır. Nasıl bir duygudur..

Hiç düşmedim mi aklına?
Hiç çalmadı mı o şarkı?

Önceki yazımda barındırma hizmetlerine temelden bir giriş yapmıştık. Şimdi gelelim tecrübelerime. MediaTemple (MT) İşi bilen adamların bir arada olduğu bir servis sağlayıcıdır. Farklı ihtiyaçlar için yeterli bir yelpazede ürünleri bulunmaktadır. Teknik desteği, saat farkı sebebiyle sizi arada bir sekteye uğratacak gibi görünse de -ki yurtdışı merkezli servis sağlayıcıların tamamı için bunu yaşamanız muhtemeldir- sorunlarınıza kısa sürede ve kesin bir çözüm bulunmuş olacaktır. Diğerlerine kıyasla maliyeti yüksektir. Ama sonuna kadar buna   Read More ...

Aslında bu işi yazı dizisine dönüştürme niyetim yoktu ama artık tahammül sınırlarım aşıldığı için yazmadan edemiyorum. Büyük günahlar adını verdiğim bu yazılar, tasarımcılardan geliştiricilere ve en çok da bu iki grup insanı kamçılayan; işverenler, proje sahipleri, yöneticiler için ibretlik derslerden oluşacak. Uzun uzun yazmaya gerek yok aslında ama kendimi tutamıyorum. Bu yazıda hiç de uzman olmadığım bir konuyla uzman yamağı olduğum bir konunun karışımını işleyeceğiz. Müzik ve İnternet? Yok yok,   Read More ...

Başlık konusunda sıkıntılar yaşıyorum, farkındayım. Olması gereken başlık: Girişimler için Sunucu Seçme Rehberi Şimdi gelelim asıl konuya. Sizlere beş ayrı tecrübemi anlatacağım. Şirket isimleriyle aldığım hizmetlerle birlikte mümkün olduğunca ayrıntıya yer vermeye gayret edeceğim. Tecrübelerime geçmeden önce aşağıda anlatacaklarımın kişisel deneyimler olduğunu hatırlatayım. Sizin yaşayacaklarınız tümüyle farklı olabilir. Tam tersi falan. Baştan anlaşalım. Herşeyin Başı: Neyin peşindeyiz? Sunucu seçimiyle alakalı binlerce farklı kaynaktan bilgi alabilirsiniz ama ben burada PHP &   Read More ...

6 saat sonra son final sınavıma gireceğim. Sorunum, kafamın -diğer tüm öğrencilerde olduğu gibi- büyük bölümünün önümde duran notlar haricindeki herşeye basıyor olması. Bir de bloglama huyum bu ara pek hoşuma gitti söylemeden edemeyeceğim. Neyse konumuz bu değil. Az önce son 3-4 yılda projelendirdiğim ama hayata geçir(e)mediğim fikirlerimi gözden geçirdim. Tek tek hepsini inceledim ve tekrar tekrar üzerlerinde düşündüm. Hata neredeydi birk kez daha anlamaya çalıştım. Son iki yıldır totemleri   Read More ...